Archive for the ‘Genel’ Category

Ben 3000 Metredeyken


Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Reklamlar

Mezuniyet Slaytı


Arkadaşlar fotoğraflarımızın bulunduğu slaytlar aşağıdadır,  inceleye bilmek için indirip şifreyi girmelisiniz..Saygılarımla

mezuniyet fotoğraf sunum2-2010

 

toplu fotograflar

V For Vendette


V for Vendetta:
                   V for Vendetta, 2005 yılı İngiliz-Alman ortak yapımı olup 2006’da gösterime giren film. Wachowski biraderlerin (Larry Wachovski – Andy Wachowski) sinemaya uyarlayıp yapımcılığını yaptığı filmi, daha önce Matrix üçlemesinde yardımcı yönetmenlik yapan James McTeigue yönetti. V for Vendetta, Alan Moore’un yazıp David Lloyd’un çizdiği aynı adlı çizgi romandan (V for Vendetta) beyaz perdeye uyarlandı. Filmin başrollerini Hugo Weaving ( “V”) ve Natalie Portman (“Evey Hammond”) paylaşır. Hikâye; Geleceğin İngiltere’sinde (2020) geçmektedir.[1], Diktatör bir rejime bireysel bir başkaldırının nasıl toplumsal hale geldiğini gösterir. Ağustos 2006 itibari ile V for Vendetta ABD’de 70,511,035 $, uluslararası olarak 60,900,000 $ hasılat ile toplam kazancı 131,411,035 $’a ulaşmıştır. Film ABD’de gösterime girdiği gün 8,742,504 $, ilk hafta 25,642,340 $ gelir elde etmiştir.

                   Hatırla, 5 Kasımı hatırla! (5 Kasım 1605; Guy Fawkes’un İngiliz Parlamento Sarayını havaya uçurma girişiminin tarihidir (Barut komplosu [3] ) sloganı (ve gerçekleştirdiği eylemler) yönetimi ve halkı hareketlendirir. Sadece kapalı devre TV yayını yapılan İngiltere’de yayıncı kuruluşu basar ve bir sonraki sene 5 kasımda herşeyin değişeceğini yayında söyleyerek gözdağı verir.
Filmde bir yandan bir sene içinde halkın uyanışına, yönetimin gerildikçe baskıyı arttırmasına, özgürlük için gerekli temellerin atılmasına, dedektif Finch’in (Stephen Rea) V’nin ve despot rejimin sırlarını araştırmasına, diktatörlüğün doğuşu ve gelişmesine tanık olurken; diğer yandan Evey’in V’yi ve kendini tanıması, yönetimin kişisel yaşama saldırısı, özgürlüklerin korkulara kurban edilmesi anlatılmaktadır.
Filmin sonunda halk değişime hazırdır, diktatörü devirmek ve parlamentonun havaya uçmasını izlemek için suratlarındaki Fawkes maskelerine rağmen(, ki o maskeleri tüm İngiliz halkına V yollamıştır,) 4 kasım geceyarısı parlementoya doğru önlerindeki askerlerden oluşmuş barikatı aşarak yürürler. Aynı anda V intikamını diktatörden, Adam Sutler’den (John Hurt), alır; ölümcül yaralarla Evey’e döner birbirlerine aşklarını ilan ederler. V, Evey’in kollarında ölür. Dedektif Finch, patlayıcı dolu metro vagonuna konmuş V’nin cenazesine ve vagonları harekete geçirmek üzere olan Evey’e ulaşır ama engel olmaz. Film parlamento binasının havaya uçurulması ile sona erer.
Filmde Londradaki iki anıt bina havaya uçurulur; filmin başında Londra Ağır Ceza Mahkemesi ve sonunda Westminister Sarayı, Çaykovski’nin 1812 Uvertürü eşliğinde yerle bir olur.
Film boyunca V maskesini sadece bir kez, ağlamak için çıkarır, bu sahnede de yüzü değil maske görünmüştür. Bu sahnede sürekli gülümseyen maske altında acı çeken ve ağlayan devrimci ve aşık karakter yattığı ironisi çok güzel vurgulanmıştır. Filmde V’nin yüzü hiç görülmez.

Guy Fawkes:
              

          Guy Fawkes, (13 Nisan 1570 – 31 Ocak 1606) – tam adı Guido Fawkes’tur- York şehrinde doğmuştu, ve Katolik bir İngiliz askeriydi. 5 Kasım 1605 – Barut komplosunda, Parlamento Binasını havaya uçurmakla görevliydi.
Guy Fawkes’un infazının temsili – V for Vendetta filminden.
Komplocuların o dönemde (17. yy) çizilmiş eskizleri. Hollandalı çizerin bu eskizi, komplocuları hiç görmemiş olmasına rağmen bugün bile en çok kabul gören tasvirdir.İngiliz tarihinin en büyük “vatan haini” olarak kabul edilen Fawkes, 1593’te Katolik oldu ve İspanyol ordusunun Hollanda’da bulunan birliğine katıldı. Kısa zamanda askeri zekâsıyla sivrilen Guy, 1604’te yurduna döndü. Burada Robert Catesby ve diğer komplocularla tanıştı. Muhafazakâr Protestan Kral I. James’e, kraliyet ailesine ve tüm diğer aristokratlara karşı yapılan ve İngiliz tarihinde “Barut komplosu” olarak bilinen olayda aktif olarak rol aldı. İngiltere devlet yönetiminde ve Katolik monarşik rejimde kökten bir devrime gitmek amacıyla toplanan on iki komplocu, Westminister Sarayı’ndaki İngiliz Parlamento Binasını, o yılki -her sene ekim ya da kasım ayında tekrarlanan- aristokrasi zirvesinde havaya uçurmaya karar verdi. Komploculardan birinin saray çevresinden bir tanıdığına, 5 Kasım 1605 günü saraydan uzak durmasını tavsiye eden bir mektup göndermesi sonucu komplo ortaya çıkınca; Fawkes, 5 Kasım gece yarısı parlamento mahzenlerinde bol miktarda dolu barut fıçısıyla yakalandı. Çeşitli işkencelere maruz bırakılarak yandaşlarının adlarını vermek zorunda bırakıldı. Çıkarıldığı mahkemede vatan hainliğinden hüküm giyen Fawkes, 31 Ocak 1606’da sarayın karşısında asılarak idam edildi.
İngilizler, tarihlerindeki bu olayı ülkenin demokrasi zincirinde önemli bir halka olarak kabul ederler. Her yıl 5 Kasım gecesi, Birleşik Krallık ve krallığa ait diğer eyaletlerde komplonun başarısızlığa uğratılmış olması, Guy Fawkes Gecesi olarak şenliklerle kutlanır. Şenliklerde havai fişekler patlatılır, büyük fıçılar ateşe verilerek caddelerde yuvarlanır ve bu büyük vatan haininin cezalandırılmasını anmak için Guy Fawkes maskesi takılmış kuklalar yakılır. Günümüzde politikadan çok, eğlence amaçlı yapılan bir kutlamadır.

  

                 kaynak: wikipedia

Kömür, limon, ekmek


 
                         Eskiden aşk kolay değilmiş, hele sevgiliyi görmek konuşmak çok zormuş.Öyleki sokakta bir erkeğin geldiğini gören kadın hemen bir köşeye çömer peçesini örtüp erkeğin gitmesini beklermiş. O zorlu yıllarda çiçek, çikolata vs. yerine başka anlamlı nesneler kullanılırmış.Bi kadın sevdiği erkeğe aşkını göstermek için pencerenin önüne 3 şey koyarmış.Birincisi Kömür,ikincisi limon,üçüncüsü ekmekmiş.Bu semboller hor görüle bilir ancak bu bir hata olur.Anlamlarına bakıldığında bu sembollerin ne kadar yüce olduğu anlaşılacaktır.
Bunlardan birincisi olan  kömürün anlamı; aşkından yanıyorum demekmiş, Limonun anlamı; aşkından sarardım demekmiş, Ekmeğin anlamı belkide en değerlisi birlikde olalım bir dilim ekmeğe razıyım demekmiş.
                        Şimdiyse aşklar ayağa düşmüş…
                                     Yinede, birlikte olalım bir dilim ekmeğe razıyım. 

Canan (Peyami Safa)


 
 
 
 
Okuduğum kitaptan sevdiğim yerleri kitabın boş sayfalarına yazardım.Bu defa yapmamışım, sadece kendi yorumumum var, eh buraya aktarmakta bu kadar gecikirsem ne yaptığımı hatırlamamam normaldir.
4.11.2009 başlama ve bitiş tarihi
Bir takım sebeplerden dolayı alıntıları yazmamışım o sebepler x olsun herkesin bilmemesi gerekir.
         Bana ders olsun “aşk budalalıktır” bu sözü sevdim zaten benim fikrimde bu yöndeydi.
Üzülerek yazdıklarımı atlıyorum çok özele inmişim tamamiyle kitabın bana hissettirdikleri kendi yaşamıma uyarlamışım o yüzden çok azını yazıyorum..
Canan için üzülmüyorum, hayat cananlarla dolu.Gerçi hiç bukadarını hayal etmemiştim.Tam bir canan yok hayatımda, belkide o kadar kör olamayacağımdandır.
Çok güzel kadın değil, çok sanatlı kadın benim bağlana bileceğim kadındır.Ben bedi’yı sevdim.Cananı değil..
 
 

1984- Büyük biraderin gözü sende o heryerde..


   Hiç kimse kaçamaz hiçkimse ona karşı gelemez.Her yerde izlenirsiniz, cinsellik olamaz, sadece ülke için çalışılır.Tek bir parti vardır tekbir düşünce vardır onun dışına çıkan suşludur, dünya  3 e bölünmüştür ve sürekli savaş vardır.
Halk devletin verdikleriyle yetinmek zorundadır.Cinsellik yasaktır, sadece çocuk yapılabilinir, yanlızca bu yüzden evlenilebilinir.Sevişirken bundan iğreniyormuş gibi görülmelisiniz yoksa büyük birader seni görür ve cezalandırır, sadece çoğalmak için ilişkiye girilebilir.Aşk yoktur sevmek sevilmek yoktur sadece parti vardır.
her yerde onun afişleri sergilenir, asansörde, merdivenlerde,sokakta büyük biraderin gözü sende….